İnsan taşkın yüreklerce sevilmeyi istiyorsa, sünger olmayı öğrenmelidir. Nietzsche

Ramazan durakları

16 Ağu 2010 Kategori: Öylesine

TEDAŞ’ın kendi kendine yayınladığı fetvası internette gezinirken denk geldi. Hoşuma gitti, yaklaşımları. Diyanet’in yıllardır pek yapmadığını, karını yükseltmek adına bir kurumun yapıyor olması da ayrıca manidar ve sorgulanması gereken bir durum olarak bazı çelişkilerde barındırıyor içerisinde.

Gölge Mafyası

15 Ağu 2010 Kategori: Öylesine

Malum bu yaz oldukça sıcak geçiyor. Bir de Ramazan ayının yaza denk gelmesi ister istemez herkesi oldukça zorluyor. Evde bunalan vatandaş gündüz ya da akşamüstü saatlerde kendini dışarıya parklara, bahçelere atıyor. Bu durumu fırsat bilen otopark mafyaları fırsattan istifade gölgelik alanları kiralamaya, oturanlardan para almaya başlamış. Özellikle de İstanbul’da bazı semtlerde bu durum vatandaşlarca oldukça tepkiyle karşılanmış. Sokaklara mesken edinen bu zevatlar eskiden standart olan otomobil park ücretlerinin gölge ve güneş alan olarak farklı fiyatlandırmaya gitmişler ilk etapta. İlk olarak böylesi bir fiyat farklılığı araçlar için ortaya çıkmış.
Akabinde mahalle aralarında vakıf ya da kimsesiz gibi görünen arsaları işgal altında tutarak otoparka çeviren güruh ise Kültür Müdürlüğü’nden ve de ilçe ve büyükşehir belediyesinden parklarda ya da yol kenarlarında bulunan anıt ya da gölgesi bol ağaçları (kavak ya da yeni dikilenler hariç) sezonluk olarak kiralamış. Kiralayamadıkları durumlarda ise “buralar bizden sorulur” şeklinde bir sahiplenme yöntemiyle kendi malı bilip ona göre davranmaya başlamışlar. Parka ya da yol kenarında bir ağacın gölgesine aracını bırakmak isteyenden ya da kendi oturup serinlemek isteyenden yarım saati 2TL bir saati 3TL, bekleme yapandan ise 50kuruş para toplamaya başlamışlar.

Tüm bu hikaye ise geçen haftasonu bir parkta serinlemeye çalışan memur emeklisi Ali Rıza Dertli’nin mafya üyeleri ile ağız dalaşı akabinde iki yerinden bıçaklanması üzerine kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi’nde polisin incelemesi üzerine ortaya çıkmış. Boşuna bahsetmiyorlar taşı toprağı son durumda ise gölgesi bile altın diye şu İstanbul’dan.

Hoşgeldin Ramazan

10 Ağu 2010 Kategori: Güncel

Ramazan yazın oldukça sıcak günlerine denk geldi bu sene. Bu açıdan biraz zorlayacak gibi duruyor. Ama Ramazan ayının bilmediğiniz belki de bildiğiniz bir yönünden bahsedeceğim. Ramazan okullarında tatil dönemine geldiğinden ve sıcaklar dolayı bizim buralarda herkes kendini sokaklara,cafelere yani kahvehanelere eski adıyla kıraathanelere (okuma evi) atmış durumda. Eskiden gece 00:00 itibariyle kapanan mekanlar artık sahura kadar açık kalıyor. Haliyle sıcağın etkisiyle ve tatil olmasından dolayıda herkes dışarılarda vakit geçiriyor.
Geçen sene sanırım okumuştum bir haber ya da bir incelemeydi. O zaman okuduğumdan buyana sürekli aklımı kurcalıyordu. Olmaz ya da olmamalı diyordum kendi kendime. Sonra düşündükçe mantıklı biraz biraz yaşadığım şehrin mekanlarını bildikçe, tanıdıkça mümkün gibi gelmeye başladı. Peki neydi bu tespit?

Yapılan incelemeye göre en çok kumar oynanan ay Ramazan’a denk geliyormuş sürekli. Tespit bu ne perhiz bu ne lahana turşusu be kardeşim dercesine donk donk vuruyordu beynine okuyanın. Biraz düşününce gayet mantıklı da gelmeye başladı. Çünkü kumar oynanan yerler diğer zamanlarda mekan kapandıktan sonra camı çerçeveyi iyi örter dışardan ışık belli olmasın diye arka odalarda oynatırlardı. Ramazanda ise buna gerek kalmıyor nasılsa, heryer açık denetim zayıf ya da denetimli bir şekilde herkes rahat rahat çalıyor ramazan davulunu istediğine göre. Ramazan ayına has bazı tespitleri zaman zaman yaşadıkça, gördükçe, okudukça yazacağım.

Bu hikayenin tümünü ve bizim Ademoğulları’nın kendilerine has ürettikleri yaşam tarzını Ömer Hayyam’dan bir dörtlük özetliyor.

“Kadehte bir elimiz, Kuran da bir elimiz.
Dileğimiz helaldir. Bazen haramda yeriz.
Masmavi bir gökyüzü altında geçer ömür:
Ne tam Müslüman olduk, ne de tam bir kafiriz.”

Ramazan ayınız kutlu ve de hayırlı olsun.

Yeni Dünya Düzeni

8 Ağu 2010 Kategori: Güncel

Tıklayıp izlemenizi tavsiye ederim.

file17439.mp4

Türkçe’ye sahip çık

26 Tem 2010 Kategori: Güncel, TDK

Bu bombanın sesi tanıdık

24 Tem 2010 Kategori: Kategorisiz

Pazar günü Uganda’nın başkenti Kampala’da düzenlenen çifte bombalı saldırı ardından, yetkililer başkentte patlamamış halde bomba yüklü bir yelek bulduklarını söyledi.
Yetkililer, patlayıcı ve fünyenin başkentin Makindye bölgesinde bir gece kulübünde, genelde diz üstü bilgisayarlar için kullanılan türden siyan bir çanta içinde bulunduğunu duyurdu.
Elde edilen bilgiler ardından bazı şüphelilerin gözaltına alındığı açıklandı.
Ancak bu şüphelilerin kimliği, milliyeti ve sayısı açıklanmadı. (Halkı patlama sonrası şoktan rahatlatma haberi.Birileri yakalanmış sanki ama ne duyan ne gören var. Elimizle hava yakalamak gibi birşey.)
İlk iki saldırı ardından, olay yerinde bir intihar eylemcisine ait olduğu düşünülen kopuk bir baş bulunmuştu.
Emniyet teşkilatının başkanı Kale Kaihura, yeni bulunan mekanizmanın diğer iki bomba ile benzerlikler taşıdığını söyledi. Kaihura bulguları soruşturma için çok önemli bir ipucu olarak ifade etti.
Saldırının nasıl düzenlendiğini araştıran yetkililere Amerikalı uzmanlar (Türk Uzmanlar olacak değil ya?) da olay yerinde destek veriyor.
Ölen ve yaralananlar arasında Amerikalıların yanı sıra, Etiyopya, Eritre, Hindistan ve Kongo vatandaşları da vardı.
Ancak ölenlerin büyük çoğunluğunu Ugandalılar oluşturuyor.
Somalili örgüt üstlendi (Somali’li o bölgede kaynayan bir kazan, içerde ne bir yönetim,düzen var. Toprakları yağmalanmış, kıyıları talan edilmiş bir ülke. Bundan daha güzel tehdit unsuru olabilir mi? Herhalde Somali’li örgüt üstlenecek. KKMA yapacak değil ya?)
76 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıları Somalili İslamcı (Somalili örgüt değil Somalili İslamcı örgüt lütfen dikkat) örgüt eş-Şebab üstlendi.
Devamını okuyun »



Günlük Hakkında

Hep şöyle deniliyordu. "Konuştuklarımız atmosferde bir yerde kalıyor, ileride teknoloji gelişince bütün söylediklerimizi dinleme şansımız olacak". Benim tüm umudum aslında bundaydı. Sanırım bunu görmeye ömrüm yetmeycek gibi duruyor. Hal böyle olunca, birde söylediklerimi unutmaya başlayınca yazayım dedim hiç olmazsa biryerlere. Boş mu konuşmuşum yoksa dolu mu ilerde kendim değerlendiririm. İşte bu fikirle birde havaya yazmaktan sıkıldım herhalde başladım bende yazmaya. Kendime dair, hayata dair yani halen çözemediğim iki bilinmeze dair buğusu kalkan netlikleri zikredeceğim yavaş yavaş burda kabul buyurursanız sevinirim.


Okuyorum



  • Devlet Adamı

    Devlet Adamı - Platon/Eflatun

Kütüphanemi Göster

StatPress

Visits today: 3

Bakalım Neler Yazmışım

 

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

"Yazilarin mail adresime gelsin" diyorsan

Locations of visitors to this page
widgeo.net