‘Herkese bir gönül diliyorum Allah’tan, ne istediÄŸini bilen

Çıktığım uzun izin yolundan nihayet döndüm. Uzun bir yol oldu ama değdi. Kısmet artık bir dahakine diyeyim. Dünlüğüme artık birşeyler ekleme zamanı geldi. Biraz daha kendime geleyim iyice, gündemde neler var neler yok bir bakmak lazım değil mi?
İşgalci imparator Büyük İskender, M.Ö.330 da, o devrin büyük filozofu Aristo’ya danışmak için bir mektup gönderir ve sorar:
- İşgal ettiğim topraklardaki insanları sürekli yönetim gücüm altında tutabilmek için aşağıdakilerden hangisini yapmalıyım?
1- Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim?
2- Ülkenin ileri gelenlerini hapse mi atayım?
3- Ülkenin ileri gelenlerini asayım, kılıçtan mı geçireyim?
Aristo’dan cevap gelir:
1- Sürgündekiler toplanıp, sana karşı baş kaldırırlar.
2- Hapishaneler militan yuvası olur, kontrolden çıkar.
3- Öldürürsen, onlardan sonra gelen kuşak kin ve intikam hırsıyla büyür, yönetimini sallarlar.Belki de al aşağı ederler.
Ve Aristo, en iyi çözüm olarak da şu tavsiyede bulunur:
- İnsanların arasına nifak tohumları ekeceksin.Millet birbirleriyle savaşınca, hakem olarak kendini kabul ettireceksin. Ama anlaşmaya giden bütün yolları da tıkayacaksın. Onlar yıllarca birbirlerini yerlerken sen
bölgenin tüm nimetlerini sömüreceksin.
Sorum ÅŸurda:
1- Ülkemizde nifak tohumu olarak sayılabilecek hadiseler yaşanmışmıdır? Yaşanmışsa neler olabilir?
2- Ülkemizdeki hadiselerde çözümlerde çıkış noktamız ne olmuştur? Hangi olaylar, kimler bizi çözümlere götürmüştür?
3- Yakın ve uzak tarihimizde hatırladığınız bu konuyla ilgili hadiseler nelerdir?
Google dil desteÄŸi ile son zamanlarda tanışma fırsatım olmuÅŸtu. İstediÄŸiniz metni iyi denebilecek bir doÄŸrulukla çeviri imkanı sunuyordu. Bazen çeviriler tavuk çevirme kıvamında da olsa, konu hakkında size iyi kötü bir fikir veriyordu. Bu çeviri desteÄŸinin internet siteleri içinde olduÄŸunu bugün öğrendim. Sitenizin bir kenarına iliÅŸtirdiÄŸiniz bir eklenti ile oradan istediÄŸiniz dili seçerek 5-10 saniye gibi bir sürede sitenizi istediÄŸiniz dile çevirme imkanı sunuyor. Siteniz hangi dilde olursa olsun dünyanın herhangi bir yerinden herhangi birisi sitenizden bu eklenti ile faydalanabilir. Gayet baÅŸarı olmuÅŸ. Ben siteme ekledim hemen saÄŸda biraz aÅŸağıda. Sitemi Arapça, Çince, Rusça ve Almancaya çevirdim denedim. Bu dillerin hiçbirisini bilmediÄŸimden ne kadar doÄŸru bilmiyorum :D:D:D. Ama çeviriyor iÅŸte. Umarım doÄŸru çeviriyordur. Yoksa abuk sabuk çeviriyorsa ki muhtemelle olabilir. Çünkü ben bazen yazdıklarıma geriye dönüp baktığıımda Türkçesinde “Ne demek istemiÅŸim ben burda acaba?” dediÄŸim olmuyor deÄŸil. Küresel dünyaya rezilde olma ihtimali de var.

lLİHKAB yani Lisanslı HArita Kadastro Mühendisleri ve Büroları ile ilgili sınav duyurusu geçtiÄŸimiz günlerde yapıldı. Üzerindeki tartışmalardan halen dağılmayan bazı sis bulutları ile beraber lisans dağıtma (rant dağıtma) iÅŸi gerçekleÅŸtirilecek. Daha evvel İStanbul HArita ve Kadastro Mühendisler Odası tarafından çekinceleri sıralayan bir bildirge yayınlanmıştı. HArita sektörünü yakından ilgilendiren bu sınava içerisideki soru iÅŸaretleri ile beraber ilerliyoruz. Hatırlatmak adına İstanbul Oda’nın bildirgesini yayınlayayım dedim. Buyrun sayın meslektaÅŸlarım.
Merhabalar;
Harita Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Åžubemizce 17 Ekim 2008 günü Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Forumu düzenlenmiÅŸtir. 80’nin üzerinde katılımcının yer aldığı, konunun tüm taraflarının temsilcilerinin görüşlerini paylaÅŸtığı forum sonucunda Yönetim Kurulumuz bir sonuç bildirgesinin yayımlanmasına karar vermiÅŸtir. AÅŸağıdaki sonuç bildirgesinde yer alan tespitlerimizin meslek kamuoyumuzca deÄŸerlendirilmesi düşüncesiyle, mesleÄŸimizi açmaza sokacak uygulamalardan kaçınılması konusunda herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiÄŸinin tarihi bir sorumluluk olduÄŸunu vurgulamak isteriz. Devamını okuyun »
“Kollestrol kontrollü, gazı hiçbir zaman bitmeyen ve hiç bir domuza yaÄŸ yakmayan, halka ve hakka yandaÅŸ tek medya”
Tüm engellemler ve didişmelere rağmen medyam hızlı bir şekilde yurt sathına oradan da Türki Cumhuriyetler ve Yavru Vatana yayılmaya, küresel dünyanın kapılarını zorlamaya, dönen dünyaya inatla çakılı duruşuyla ciddi bir güç olma yolunda ilerlemeye başladı desem mi demesem mi bende açıkça tam olarak bilemiyorum.
Gerçi benim birşey dememe de gerek aşağıda sitem için Montreal,in St.Danube Meydanında toplanan coşkulu kalabalık herşeyi özetliyor. Artık sitem dünyanın kapılarını zorlamaya başladı. Kendine dar gelen dünyayı aşmaya başladı. :D:D:D

Hep şöyle deniliyordu. "Konuştuklarımız atmosferde bir yerde kalıyor, ileride teknoloji gelişince bütün söylediklerimizi dinleme şansımız olacak". Benim tüm umudum aslında bundaydı. Sanırım bunu görmeye ömrüm yetmeycek gibi duruyor. Hal böyle olunca, birde söylediklerimi unutmaya başlayınca yazayım dedim hiç olmazsa biryerlere. Boş mu konuşmuşum yoksa dolu mu ilerde kendim değerlendiririm. İşte bu fikirle birde havaya yazmaktan sıkıldım herhalde başladım bende yazmaya. Kendime dair, hayata dair yani halen çözemediğim iki bilinmeze dair buğusu kalkan netlikleri zikredeceğim yavaş yavaş burda kabul buyurursanız sevinirim.