Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri Büroları (LİHKAB) Sınavı

lLİHKAB yani Lisanslı HArita Kadastro Mühendisleri ve Büroları ile ilgili sınav duyurusu geçtiğimiz günlerde yapıldı. Üzerindeki tartışmalardan halen dağılmayan bazı sis bulutları ile beraber lisans dağıtma (rant dağıtma) işi gerçekleştirilecek. Daha evvel İStanbul HArita ve Kadastro Mühendisler Odası tarafından çekinceleri sıralayan bir bildirge yayınlanmıştı. HArita sektörünü yakından ilgilendiren bu sınava içerisideki soru işaretleri ile beraber ilerliyoruz. Hatırlatmak adına İstanbul Oda’nın bildirgesini yayınlayayım dedim. Buyrun sayın meslektaşlarım.


Merhabalar;

Harita Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubemizce 17 Ekim 2008 günü Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Forumu düzenlenmiştir. 80’nin üzerinde katılımcının yer aldığı, konunun tüm taraflarının temsilcilerinin görüşlerini paylaştığı forum sonucunda Yönetim Kurulumuz bir sonuç bildirgesinin yayımlanmasına karar vermiştir. Aşağıdaki sonuç bildirgesinde yer alan tespitlerimizin meslek kamuoyumuzca değerlendirilmesi düşüncesiyle, mesleğimizi açmaza sokacak uygulamalardan kaçınılması konusunda herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğinin tarihi bir sorumluluk olduğunu vurgulamak isteriz.

Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Forumu Sonuç Bildirgesi

Sektörümüzde 1990’lı yıllar sonrasında, özelleştirme politikalarına paralel olarak daha yoğunluklu olarak tartışılmaya başlanan lisanslı ölçme büroları süreci sonucunda Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları (LİHKAB) Yasası, 29 Haziran 2005 günü yürürlüğe girmiş ve “90 gün içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM)’nce yönetmeliğin hazırlanması gerektiği,” yasanın 11. maddesinde belirtilmişti. Ancak yönetmelik yaklaşık 3 yıl sonra, 5 Mayıs 2008 günü yürürlüğe girebilmiştir. Gerek yasanın, gerekse yönetmeliğin hazırlanma süreci ve içeriği meslek kamuoyumuzca tartışma konusu olmayı sürdürmektedir.

LİHKAB yönetmeliğinde belirtilen tescile tabi olan veya tabi olmayan işlerin, lisanslı büroların sayısı ve yetkileri günümüz gerçekleri ile örtüşmemekte, yasa ve yönetmelik sektörde düzenlemeler yerine kaotik bir durum ve adaletsiz bir ortam yaratmadır. İstanbul özelinde düşünüldüğünde 39.000 işlemin yapıldığı kent genelinde yönetmelik uyarınca her bin işleme bir büro düzenlemesi ile yaklaşık olarak kırk büronun hizmet vermesi öngörülmektedir. Ancak kent genelindeki işlem yoğunluğunun heterojenlik göstermesi ve değişken bir yapıda olması, yönetmeliğin dinamik bir model olarak tasarlanmadığı, yürürlüğe girdiği anki koşullar düşünülerek hazırlandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yönetmelikte belirtilen donanımın ve personelin sağlanmasına harcanacak olan gider, lisanslı büronun aylık cirosundan çıkartıldığında, karşımıza lisanslı büronun ya zarar edeceği ya da çok az kar edeceği gerçekliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu durum da yüksek kırımlı ihaleli işler nedeniyle zor günler geçiren özel sektörü içinden çıkılmaz bir sorunun içine itecektir.

Yönetmelik kapsamında geliştirilen sınav sisteminin ve puanlamanın adil bir ölçme ve değerlendirme ortamı yaratmadığı, puanlama sisteminin yasada dayanak bulamadığı, bu uygulamalar sonucu ise yeni mezun mühendislerin işgücünün sömürüsü yolunun açılacağı ve iş yaşantısına oldukça zor koşullarda başlayacakları değerlendirilmektedir. Avrupa ülkeleri özelinde lisanslı büro açmak için gereken koşullar incelendiğinde çok geniş perspektifli teorik sınav, pratik uygulamaya yönelik sınav ve 1 ile 3 yıl arasında değişen staj koşulları karşımıza çıkmaktadır. Ancak ülkemizde % 70 ağırlıklı 120 soruluk bir sınav ve % 30 ağırlığı olan mesleki deneyim belgesinden elde edilecek puana göre lisans verilmesi hedeflenmektedir. Bu durumda lisanslı büroların yapacakları işte ne kadar uzmanlık sahibi olacağı da tartışmaya açılacaktır.

Kabul etmek gerekir ki, lisans vermek, rant dağıtmaktır. Çünkü ülke genelinde sınırlı sayıda belge verilecektir. Bu rantın dağıtımının çok daha ciddi, sıkı ve eleyici bir düzende yapılması gerekmektedir. Yasa ve yönetmelik incelendiğinde, bu rant dağıtımının kaygılara yer vermeyecek bir düzende yapılandırıldığı asla söylenemez.

Lisanlı büroların hizmet alanlarının genişletilmesi isteğinin bazı meslektaşlarımızca ifade edilmesi, sektörde tekelleşmenin gerçekleşmesi gerekliliği olarak dillendirilmiştir. Ancak tekelleşme yerine lisanslı büroların kolektif bir anlayışla, çeşitli bölgelerde hizmet veren tüm büroların, sektördeki işlem hacminden adil bir şekilde yararlanması formülü aranmalı ve sektörde küçülme yaratacak, küçük çaplı büroların yaşamlarını sonlandırması anlamına gelecek tekelleşmenin önüne geçilmesi gerekmektedir. Bu durum ülke noter ağında kullanılan havuz yöntemi veya daha başka modeller incelenerek çözümlenebilir. Bulunduğu yerin iş hacminden dolayı belli bir ciroya ulaşamayan veya zarar eden bürolara, yüksek ciro elde eden bürolardan havuza aktarılacak paylardan sağlanacak dayanışma modeli ile tüm bürolar yaşatılmaya çalışılmalıdır.

Lisanslı büroların çalışmaya başlamasından önce, sektörün var olan durumunu anlamak adına, ihalelere bakıldığında ise meslektaşlarımızın yüzde doksana varan kırımlarla ihaleli işleri aldıkları, bu kırımın faturasını da ücretli çalışan meslektaşlarımızın ücretlerinden ve sosyal haklarından keserek ödemekte oldukları görülmektedir. Sektörümüzü ilgilendiren yasal düzenleme süreçleri de ilgili yasaların ve yönetmeliklerin uyuşmazlığı, bu yasaların ve yönetmeliklerin uygulanabilirliği ve denetimi konularında büyük sorunlar barındırmaktadır.

LİHKAB ile ortaya çıkan sorunlar ülkemizdeki kadastro kavramına yaklaşım ile doğrudan korelasyonludur. Resmi makamlarca kadastronun % 60’nın yenilenmesi gereğinin ifade edildiği; uzmanlarca kadastronun içerik olarak yenilenmesinin ve kadastronun verilerinin mekansal veri altyapısını oluşturmasının zorunluluğunun dile getirildiği; 2009 bakımından kuruluş kadastrosunun tamamlanacağı gerçeği karşısından yeni bir kadastro yasasının hazırlanmasının kaçınılmaz olduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız. % 60’ının eskidiği kabul edilen, bu verilere dayanarak yapılacak işlerin gerek teknik, gerek hukuki gerekse de sosyal açıdan sorunlara neden olacağı kaçınılmazdır. Ayrıca ilgili yasa ve yönetmelikte arşiv belgelerinin nasıl ve ne şekilde lisanslı büroya devredileceği, birden fazla büronun olduğu yerlerde nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiği de belirtilmemiştir. Kadastro kavramı, devlet politikalarında gereken önemini bulduğunda ele alınacak yeni bir kadastro yasası ile lisanslı bürolar içinde olumlu düzenlemeler gerçekleştirmek olanaklı olacaktır.

Yönetmelikte lisanslı büroların nasıl kapanacağına dair maddelerinde ya lisans sahibinin ölmesi ya da 67 yaşına gelmesinin gerektiği belirtilmektedir. Bu durum yeni mezun meslektaşlarımızın önünün kapanmasına yol açabileceği gibi, rantı yüksek yerlere açılan büroların sahiplerinin uzun süre değişmeyeceği buna karşın, bazı yerlere büro açılması için talep bile olmayacağı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Bunun yerine puanlama yöntemi ile belirli sürelerde rotasyonla büroların yerlerinin değiştirilmesi veya belirli sürelerle lisanslı büro sahiplerinin tekrar sınava girmesi gibi yöntemler düşünülmelidir.

Tam olarak dillendirilmese de 600 civarında büronun açılacağı tahmin edildiğinde, denetim mekanizmasının da nasıl işleyeceği de akla gelen sorulardan birisidir. Yönetmelikte lisanslı büroya yılda en az bir kez denetim uygulanacağı ifade edilmekte ve ayrıntılı bir bilgi verilmemektedir. TKGM denetim personelinin sayısı ile büroların sayı ve işlem hacimleri düşünüldüğünde yılda bir kez bile denetimin yapılmasının güç olduğu açıktır. Kamu görevlisi niteliğinde bulunan lisanslı mühendisin kamu yararına aykırı işlerde bulunmaması için, denetim mekanizmasının çok iyi işletilmesi gerektiği ortadır.

Lisanslı harita ve kadastro mühendisleri ve büroları yasa ve yönetmeliğinin henüz uygulanmaya başlamadan bu kadar çok tartışılması, yasa ve yönetmeliğin ölü doğduğunun göstergesidir. Paylaşımcılıktan uzak ve konunun tarafları dinlenmeden hazırlanan yasa ve yönetmelik, mesleğimize yeni bir ufuk açmaktan uzak, aksine belirsiz ve dönüşü olanaksız koşulların yaratılmasına neden olacaktır. LİHKAB yasasının ve yönetmeliğinin, meslek kamuoyumuzdan gelen düşünceler ışığında ortaya konan, tekelleşmeye neden olmayacak, mesleki dayanışmayı sağlayacak, sınav ölçütlerini ve sistemini adaletli duruma getirecek, büro sayısını ve yerlerini dinamik bir şekilde belirleyecek, lisanslı büroların hizmet yerlerini ve sürelerini tartışmaya neden olmayacak bir şekilde düzenleyecek, denetim mekanizmalarını gerçekçi ve yaptırım gücünün olacağı bir yapıda planlayacak ve büroların ülke kadastro sorununun çözüme ulaştırılmasıyla birlikte sağlıklı bir arşiv kazanacak yapıda düzenlenmesi durumunda mesleğimize bir açılım sağlayacağı kanısındayız. 17 Ekim 2008

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası

İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Adına

Şube Sekreteri Mehmet HIŞIR

Bu yazımı beğendiyseniz, RSS ile yeni yazılarımdan haberdar olabilirsiniz. Gmail hesabınız varsa tüm beğendiğiniz siteler için Google Reader kullanabilirsiniz.

3 adet yorum var

  1. mustafa

    LIHKAB ile söylediklerinize eklenecek bir şey yok.Konuyu detayları ile anlatmışsınız.Zaten Odamızın görüşleri de bu konuda net ve açık.Ancak ne anlatsanız şimdilik fayda vermiyor.Demekki bu iş denenerek yola girecek veya hüsranla son bulacak.Benim esas üzüleceğim bu büroları alan ve sonrada hüsrana uğrayan arkadaşların büyük depresyona gireceği ve hatta kötü sonuçların bile olabileceği düşüncesindeyim.Bu konuda biraz iyileştirmelerin olması gerektiğini düşünüyorum. Yani bu bürolara devredilen yetkilerin meslekte kendini kanıtlamış ve tecrübeli tüm bürolara devredilmesi daha iyi olur. Zira yaptığımız işler arasında tevhid ve aplikasyonlar ikincil planda yaptığımız ve pek bel bağlamadığımız işler arasındadır.Biraz daha düşünsünler genele yaysınlar.Lisanslı Harita Büroları Yerine Bu konuları içeren yetkilerin Serbest Harita Bürolarına devredilmesini daha doğru buluyorum. Zaten buları yapıyoruz ayırmanın bir anlamı yok.

  2. mahmut ülker

    ke

  3. mahmut ülker

    ke iyidir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

tunanın yeri :) © 2014, Powered by Wordpress & HC-2011