‘Herkese bir gönül diliyorum Allah’tan, ne istediğini bilen
Havalar soğumaya, gündüzler kısalıp geceler uzamaya başladı artık. Bende ufak ufak site işlerine döneyim dedim. Bugün okuduğum bir haber üzerine aklıma geldi. Eski çağ ve Modern çağda işkence yöntemleri üzerine bir karşılaştırma yapmak. Tespit ettiğim kadarıyla modern çağ, eski çağ işkence aletlerini solda sıfır bırakıyor. Eski aletler yavaş yavaş bazende bir anda can alırken, modern çağımızın işkence aletleri pek işkence aleti gibi durmadığı gibi, farkettirmeden, sinsice içimize işliyor ve bizi yavaş yavaş bitiriyor. İnsanın düşünsel evrimleşmesi sanırsam daha da kötü bir yana gittiğimiz gösteriyor ve şeytanın bile aklına gelmezdi dediğimiz tabir sanırsam modern çağımıza ait gibi duruyor. Buyrun eski çağ ve modern çağ işkence aletlerine.Karar sizin.
ESKİ ÇAĞ İŞKENCE ALETLERİ



SIRA MODERN ÇAĞ İŞKENCE ALETLERİNDE (BUYRUN KARAR SİZİN)



Hep şöyle deniliyordu. "Konuştuklarımız atmosferde bir yerde kalıyor, ileride teknoloji gelişince bütün söylediklerimizi dinleme şansımız olacak". Benim tüm umudum aslında bundaydı. Sanırım bunu görmeye ömrüm yetmeycek gibi duruyor. Hal böyle olunca, birde söylediklerimi unutmaya başlayınca yazayım dedim hiç olmazsa biryerlere. Boş mu konuşmuşum yoksa dolu mu ilerde kendim değerlendiririm. İşte bu fikirle birde havaya yazmaktan sıkıldım herhalde başladım bende yazmaya. Kendime dair, hayata dair yani halen çözemediğim iki bilinmeze dair buğusu kalkan netlikleri zikredeceğim yavaş yavaş burda kabul buyurursanız sevinirim.
![]() |
Yorum Yazın